Günümüz iş dünyasında, sanayi tesislerinin ve lojistik operasyonlarının hız kesmeden devam etmesi, ne yazık ki beraberinde çeşitli çevresel riskler de getirmektedir. Özellikle tehlikeli nitelikteki maddelerle ve atıklarla çalışan işletmeler için, olası bir kaza veya sızıntının sonuçları sadece ekolojik değil, aynı zamanda finansal ve hukuki açıdan da yıkıcı olabilir. İşte tam bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatının zorunlu kıldığı hayati bir güvence mekanizması devreye girer: Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası.
Bu Sigorta Poliçesi Ne Anlama Geliyor?
Bu sigorta, adından da anlaşıldığı gibi, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında tanımlanan tehlikeli maddelerin veya atıkların ticari faaliyetler esnasında (toplama, taşıma, depolama, geri kazanım, bertaraf vb.) neden olabileceği kazalar sonucu üçüncü şahıslara verilecek zararların tazmin edilmesini zorunlu kılan hukuki bir teminattır.
Temel amacı, bir çevre felaketi ya da kaza neticesinde çevrede yaşayan kişilerin ve mülklerin uğrayacağı maddi kayıpları karşılayarak, çevresel adaleti sağlamak ve işletmelerin mali sorumluluğunu güvence altına almaktır. Bu poliçe sayesinde, işletmelerin faaliyetleri esnasında ortaya çıkabilecek sızıntılar, patlamalar ve yangınlar gibi beklenmedik durumlar, mali açıdan büyük bir yük olmaktan çıkar.
Kimler Bu Sigortayı Yaptırmakla Yükümlüdür?
Bu mecburi sorumluluk sigortası, riskli faaliyetlerde bulunan geniş bir yelpazedeki gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Yaptırma zorunluluğu, başta 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 13. maddesi uyarınca tehlikeli atıklarla iştigal eden tüm meslek grupları olmak üzere, belirli tehlikeli maddeleri bulunduran, depolayan, üreten veya nakleden işletmeler için geçerlidir.
Başlıca Yükümlü İşletme ve Maddeler:
- Tehlikeli Atık Faaliyetleri: Tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici veya ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanımı ve nihai bertarafı süreçlerini yürüten tüm kurum ve kuruluşlar.
- Kimyasal ve Patlayıcı Maddeler: Petrol ve petrol ürünleri, mühimmat ve patlayıcı maddeler, kimyevi gübreler, asitler, bazlar, boyalar gibi geniş bir yelpazedeki diğer kimyasal maddelerle uğraşan tesisler.
- Gazlar: Sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG) ve sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) gibi tehlikeli gazlarla çalışan işletmeler.
Bu kapsamdaki her işletme, faaliyetlerinin sürekliliği boyunca bu sigortayı kesintisiz olarak yürürlükte tutmak zorundadır. Aksi takdirde, Çevre Kanunu gereğince yüksek miktarda idari para cezaları ile karşılaşma riski mevcuttur.
Teminat Hangi Zararları Karşılar?
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, sigortalının mesleki faaliyetlerinden doğan bir kaza neticesinde üçüncü şahıslara yönelik iki ana alandaki zararı teminat altına alır:
- Bedeni Zararlar: Kazadan etkilenen üçüncü şahısların yaralanması, sakatlanması veya vefat etmesi durumunda doğacak tedavi masrafları ve tazminat yükümlülükleri poliçe limitleri dahilinde karşılanır.
- Maddi Zararlar: Tehlikeli maddenin veya atığın neden olduğu sızıntı, kirlilik veya patlama sonucu üçüncü şahıslara ait taşınır ve taşınmaz mallarda meydana gelen hasarlar (onarım ve yenileme maliyetleri) tazmin edilir.
Ayrıca, sigorta hasarın önlenmesi veya azaltılması amacıyla sigortalı tarafından makul ölçülerde yapılan zorunlu masrafları da kapsayarak, işletmenin olaylara hızla müdahale etmesini destekler.
Risk Yönetiminde Vazgeçilmez Bir Unsur
Bu sigorta sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda etkin bir risk yönetiminin temel taşıdır. Beklenmedik bir çevresel kazanın maliyeti, küçük bir işletmeyi iflasa sürükleyebilirken, büyük bir şirketin finansal dengelerini ciddi ölçüde bozabilir. Bu poliçe, işletmenin böylesi beklenmedik ve yüksek meblağlı tazminat talepleri karşısında finansal istikrarını korumasını sağlar.
Poliçenin süresinin sona ermesinden otuz gün önce yenilenme sürecinin başlatılması hayati önem taşır; zira Güvence Hesabı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) aracılığıyla takip edilen bu zorunluluk, yenilenmediği takdirde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine bildirilmektedir.
Sonuç olarak, tehlikeli maddeler ve atıklarla uğraşan her işletme, yalnızca yasal yükümlülüklerini yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda hem çevresini hem de kendi geleceğini güvence altına almak adına bu zorunlu sigortaya azami dikkat ve hassasiyet göstermelidir.



